PKK yasağı derhal kaldırılmalıdır! – Rojava devrimini sahiplen!

15 Eylül 2014´den beri Rojavanın kantonu Kobane El-Kaide nin devamcısı olan IŞİD tarafından kuşatılmış ve saldırıya uğramaktadır IŞİD Kobane’ye 3 tarafdan ÖSO dan ele geçirdiği ağır silahlarla saldırmaktadır. Kobane’ye yapılan saldırı ve kuşatma Ortadoğu’da devrimci ve ilerici bir toplumsal modele karşı saldırı olarak algılanmalıdır.

Suriye’deki iç savaşın kargaşasında, kuzey Suriye’de çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı bölgelerde çeşistli ulus ve halkların barışçıl bir ortak yaşam alanı yaratarak burada demokratik, cinsiyetçi olmayan doğayı korumayı anayal güvenceye alan ilerici bir toplumsal model gerçekleştirildi: Demokratik Konfederalizm. Suriye’de bir kaç senedir patlak veren etnik ve dini terörün yaşandığı bir bölgede, Rojava’daki yeni model terrör ve savaştan kaçan her bir insan için güvenli bir bölge olmuştur. Bu ilerici toplumsal model sadece ISID terörü değil, aynı zamanda bölgedeki güçlerin siyasi çıkarları doğrultusunda da tehlike altında olmaktadır.

Dini terörün kökenine ilişkin

Tüm Dünyanın gözü onünde büyük bir çabayla sahnelenen kafa kesmeleri ISID´e karşı batı ülkelerinde bir tepki yarattı. Ama aynı zamanda batı ülkerin ISID´e „tahadüt“ etmeleri gözardı edildi. 2012 de Suriye’de başlıyan iç savaşta radikal dinci örgütlerin öncülüğünde gelişen ÖSO ya batı güçleri tarafından silah ve lojistik desteklerin aktarıldığı bilinmektedir. Batı ülkelerinin ittifak güçleri olan Suudi-Arabistan, Katar ve NATO üyesi Türkiye, Suriye’deki ÖSO nun içindeki radikal dinci gurupları (El-Kaide, Al-Nusra) siyasi, ekonomik, silah ve mühimmat ile destekliyordu.Bu desteğin halen devam ettiği bilinmektedir. ÖSO ve diğer radikal islamcı guruplara aktarılan ağır silahlar ise Alman devleti tarafından ittifak güçlerine aktarılmıştı. Uluslararası desteklerin sayesinde arka planda güçlenen radikal guruplar, büyüdükçe Alman medyasında da ÖSO savaşçıları demokrasi ve özgürlük savaşçıları olarak tanımlanıyorlar(di). Aynı zamanda Irak´da ABD desteğiyle Bağdat’daki Şii olan, Al -Maliki hükümeti tarafından darbelenen Sünni guruplar ISID´e katıldılar. Yani ISID birden bire ortaya çıkmadı. ISID “ev yapımı“ br sorundur. ISID ABD´nin Ortadoğu’daki „böl-parçala-yönet“ siyasetinin bir ürünüdür.

İyi Kürt – Kötü Kürt

Uluslar arası baskı, dünya çapında gerçekleştirilen Kobane ile dayanışma eylemeri ve ayrıca kuzey Kürdistan’daki son serhildan sayesinde bati ülkeleri üzerinde büyük bir baskı yaratabilindi. Bu baskı sonucunda ABD ve ittifak güçleri – körfez monarşileri – Essad rejimine karşı harekete geçirdikleri cihatçı milisleri kısmi olarak frenlemek zorunda kaldı. Aşırı dinci milisler ise, çok açıktan şiddet ve soykırım girişimlerinde bulunmaya başladırlar. Büyük soykırımın yaşandığı şehir ise Shengal idi. Çoğunluklu olarak Ezidi kökenli insanların yaşadığı bu şehirde Ezidilere karşı başlatılan soykırım girişimi PKK gerillalarının silahlı müdehalesi sonucunda engellenebildi ve böylece binlerce Ezidi katliamdan kurtarıldı. Bu gerçekliğe rağmen Ezidi halkını kurtaran PKK ya değil, tam tersi Ezidi halkını ISID saldırılarında korumasız bırakıp kaçan Barzani Peşmerglerine batı ülkelerinden ilk etapda silah yardımı yapıldı ve yapılmaktadır. Tamda bu „iyi“ (ulusalcı) Kürt ile „kötü“ (PKK) Kürt ayrım politikası artık parçalanmaya başlıyor.

Kürt hareketin kriminalize edilmesi

PKK Almanya’da yaklaşık 20 senedir terör listesinde ve yasak bir örgüttür: Böylece bir toplumsal yaklaşım ve gelişim engellenmek isteniliyor. Güncel olarak – Rojava’nın kazanımları yaratığı kazanımları ile birlikde PKK hakkında bilgisi olanlarda – PKK yasağının kaldırılmasına ilişkin tartışmalar yürütmektedirler ve siyasi bir baskı yaratılmaktadır. Bu siyasi baskıyı bizde büyütmek istiyoruz!

Alman devletinin ISID destekçisi Suudi-Arabistan ve Katar gibi ülkelere silah satmakla Orta Dogudaki tüm bu katliamlardan sorumlu olduğunun vurgusunu yapmak gerekiyor! Ayrıca Erdogan-nın ISID ´e destek politikası da şimdiye kadar Alman devleti tarafından teşhir edinmedi. Bu kimseyi şaşırtmamalıdır: Alman hükümeti ve Türkiye arasında NATO çerçevesinde uzun zamandır bir askeri işbirliği söz konusudur. Alman silahlı kuvvetleri Türkiye’de Suriye sınırında Patriot-Raketleriyle konumlanmış durumda. Batının ve özellikle Almanya’nın bu ikiyüzlü siyaseti kuzey Suriye’de sosyalist ve demokratik bir Kürt özerkliğin emperyalistlerin çıkarlarına aykırı olduğunu göstermektedir. Ayrıca şimdi emperyalistler tarafından alınan „önlemler“ de aslında jeopolitik ve ekonomik çıkarları (Büyük Ortadoğu Projesi – BOP)) hedeflediği bir gerçektir.

PKK yasağı derhal kaldırılmalıdır!

Kürt hareketin kriminalize edilmesi durdurulmalıdır!

Suudi-Arabistan, Katar ve tüm rejimlere silah satışları durdurulmalıdır!

Patriot-Raketleri Suriye-Türkiye sınırından derhal geri çekilmelidir!

Emperyalistlerin Orta Doğuyu yeniden dezayn projesi (BOP) durdurulmalıdır!

Rojava devrimini sahiplen!

Dünyadaki tüm devrimci tutsaklara özgürlük!